Dada'ya, Muhabbet Kralı'ndan...
Arzu TAŞKIN
25-12-2015 tarihinde eklendi.


2012' den
Muhabbet Kralı' nı izliyorum şu an. Konu "Sakız Ağacı" Okan Bayülgen damla sakızını çiğnerken tadını almaya çalışıyor. Öyle tatlı ki! Hem gülüyorum hem de hüzünleniyorum. Kahkahası ve sesi aynı babam. Okan Bayülgen hep konuşsun, hep gülsün istiyorum.
Özlediğim babamı, onun sesinde duyuyorum.
Sene 1994 ya da 1995... Ben Atv'de Gece Kuşu programında Okan Bayülgen'e aşık oluyorum.
Geç saatlerde yayınlandığı için gizli gizli odamdan salona süzülüp sesini bile açmadan, her an odama kaçabilmek için ayakta ve elimde kumanda onu izliyorum.
Her program sonrası özel bir defterim var ve ona yazıyorum her şeyi.
Konukları, konuşulanları, Okan Bayülgen'in sözlerini.
O tarihlerde bilgisayar yok evde. İnternetimiz de yok ...
O kadar aşığım ki, odamın duvarlarında, gazetelerden, dergilerden kestiğim fotoğrafları var.
Küçük bir fotoğrafını, açılıp kapanan yaka iğneme yerleştirip yanımda taşıyorum.
Ah gençliğin platonik aşkları ...
Hatta bir gün o yıllardaki eşinin gazetedeki röportajını okuyunca, "Sevdiği bir kadın var işte" deyip içimden hüzünleniyorum, iştahtan kesiliyorum.
Programlarının adı değişiyor, saati biraz daha normale yaklaşıyor.
Ben büyüyorum ve artık babam da Okan Bayülgen'in programlarını izliyor.
Babam izlerken gülümserse, ben gurur duyuyorum. Çünkü, her zaman, her adımımda, her nefesimde her ne yaparsam, babam hep beğensin, takdir etsin beni istiyorum.
Yıllar yıllar geçiyor. 23 yaşımda babam sonsuzluğa gidiyor, ben 6 yaşıma dönüyorum.
2012 ve 6 yaşın savunmasız, ürkek, babasızlığın hüznüyle geçen ömrümde sadece şu son beş ayda büyüyorum.
Sebepleri, korkularımın üzerine hayallerimle gidebilmeyi başardığımdan...
Babam hep benimle biliyorum. Yaşama yeniden başladığım için mutlu olduğunu da hissediyorum.
Ben de mutluyum.
Bu mutlu günlerimden birinde, halam, kuzenimin, Okan Bayülgen'in gülüşünü aynı babamın gülüşüne benzettiğini söylüyor bana.
Daha dikkatli dinlemeye başlıyorum.
Nasıl güzel bir his bu, değişik ...
Belki anlamsız bu kadar sevinmek, sevinirken hüzünlenmek, hep gülsün diye beklemek.
Aynı babam gibi her konuda bilgili ve kahkahası da gerçekten çok benziyor!
Bir de şimdi okuma gözlüğünün üstünden bakışı...
Hem o da kız babası
Hep iyi olsun, hastalanmasın, haftanın beş günü bir şeyler daha öğreneyim ondan, gülsün, kahkaha atsın istiyorum.
Programın tanıtımında, " Haftanın beş günü yalnız değilsin" dediğinde, üstüme alınıyorum.
Aylardır yazmak istemiştim, şimdi paylaşıyorum, ben Okan Bayülgen güldüğünde, babamı duyuyorum.
Bu kelimelerim aracılığıyla Okan Bayülgen'e çok çok çok teşekkür ediyorum.
 

şehrinitanı