Shakespeare'in aşkı
Gözde FIRTINA
29-06-2015 tarihinde eklendi.

Kimileri aşkı sözleriyle yaşıyor Shakespeare gibi, kimleri eyleme döküyor Shakespeare'in Romeo'su gibi. Kim bilir belki Shakespeare de dünyanın en güzel mavisinde kaç kere yazmıştır. Kaç kere ölüp dirilmiştir Juliet.

Gün aydınlanırken o beş dakikalık seyir dünyayı ayaklarımın altına seriyordu. Belki o balkonda, belki de eve giden yolda. Sonuçta o maviyi gören tek bir kişi vardı ve bunu görmekti aşk. Yoksa nasıl dokunabilirdi ki, gökyüzüne dokunur gibi bedenine?

...

Hani böyle kafanı yastığa koyup gözlerini kapattığında, kollarınla korumaya çalıştığın yüreğine, bir şey oturur ya adını koyamadığın, nefes alamazsın hani, kollarının arasında seni boğmaya çalışan dev bir yaratık gibi ya da kocaman yoğun bir kara bulut gibi çöker ya... 1 milyon karabasana bedel. Aşık olmuşsundur haberin yoktur. Daha çocukken bile bu kadar içine oturmazdı platonik. Büyüklerin ateşi çıkarsa daha tehlikelidir küçüklere nazaran, öyle bir tehlike bu. Öyle bunaltıcı. Heyecanı bile kaskatı. Hüznü bile sırılsıklam. Soğuk terler döktüren adet sancısından beter.

Nice zaferler kazanmış yiğit serdarların fani cihandaki tek yenilgisi kadar ağır.

Doğuştan kör olanla çok görüp kör kalanın kahrı bir olur mu?

...

O halde kopsun fırtınalar, yağsın yağmurlar, şimşekler çaksın, gürlesin gök. Geldi kış...

Burnumuz üşüsün, el ve ayak parmaklarımızın uçlarını hissetmeyelim, beynimizle birlikte uyuşsun.

Biz ateşin başında yine üşüyelim. Temas etmeden tenlerimiz, ısınmak haram bize.

Yanıyoruz.

şehrinitanı