MÜZE FESTİVALİNİN ARDINDAN
Nizamettin ŞEN
31-08-2015 tarihinde eklendi.


Frankfurt’u ikiye bölen Main Nehir’inin iki yakasında 23 adet Müze bulunur.
 
Tam 16 yıl önce, bu kentte bir Müze Festivali fikrini gerçekleştiriyorlar.
 
Bizdeki Müze Haftası ile sakın karşılaştırmayın; hani 1 gün sadece yerlilere parasız olan cinsinden değil. İlerleyen satırlarda size daha geniş bilgiler vereceğim.

İlk yıllarda tam bugünkü konsept düşünülmemiş. 2009 yılında ilk kez Çin o yılın ülkesi olmuş ve etkinliğe damgasını vurmuş. 2010 da Arjantin, 2012 Yeni Zelanda, 2015 Endonezya geniş katılımla ülkelerini daha ağırlıklı tanıtıyorlar.
 
Nehrin iki kıyısında bulunan 8 kilometrelik alanda hem nehir kıyısındaki park alanları hem de caddeler ve nehir üstündeki yürüyüş köprüleri trafiğe kapatılıyor. Nehir kenarındaki parklar üzerinde tam 17 sahne yer alıyor. Bu sahneler sadece ülkelerin kendi müziklerini sergiledikleri alanlar değil, ayrıca diğer müzik gruplarının da sahneleri bulunuyor. Yeme içme üniteleri hem bunlara entegre olmuş hem de trafiğe kapalı cadde üzerinde, müze bahçelerindeki etkinliklerde iç içe durumda.
 
MUSEUMSUFERFEST’e Festival içinde festival diyebilirsiniz,  uluslararası sokak yeme içme festivali, uluslararası tanıtım festivali, el sanatları festivali, müzik festivali ve müze festivali bileşkesi. Ortam ise  açık havada sabah saat 10 dan gece yarısı 02.00 kadar sürüyor. Böyle bir sentezin en büyük sorunu;  hava koşullarıdır.  Bu yıl çok sanslı bir yıl denebilir çünkü hava 30 derece.  Almanya’nın mevsim normallerinin üzerindeydi. Ziyaretçi sayısının 2,5 milyonu geçtiği söyleniyor.
 
Yeme içmeden alışverişe, bölgeselden,  uluslararası yapıdaki tanıtım, müzik ve her türlü etkinliğin bir arada olduğu bir fuar  belki düşünülebilir bunu bir sokak ortamında üstelik entelektüel bir müze kültürü ile birleştirmek ancak böyle olur.
 
Önce bizim dışımızda katılan ülkelerin bazıları neler yapıyor ve bu fırsatı nasıl değerlendiriyorlar ona bakalım.
 
Bu yılın ülkesi Endonezya ; 17.000 Ada Fantezisi sloganı ile Büyük bir sahnede müzik, folklorik dans etkinlikleri ile yer alıyor.
 
Bölgesel müziklerini hem orada hem de farklı müzelerde sergilediler. Tanıtım materyalleri, el işleri, sanatçıları , büyük yemek ve içecek stantları ile katılımcı mutlu ettiler.
 
Arjantinliler mangal üstündeki dillere destan etlerini satışa sunarken, kurdukları sahnede dileyene tango dersi veriyorlar ve dans yarışmaları yapıyorlardı.
 
İspanyollar ise bu yıl Almanya’dan rekor sayıda aldıkları potansiyele sanki cevap veriyor gibi müthiş büyük bir alanda sanki bir turizm fuarındaki özenle tüm bölgelerini tanıtıyorlardı.
 
Sloganları da bu anlamda ilginçti “İspanya Main da” Sahneleri ise bir an bile etkinlikten boş kalmıyor sürekli müzik ve dans ile tapas, paeya yiyip İspanyol şarabı içenleri coşturuyordu.
 
23 Müzeye gezebilmek gerçekten zor ama 7 euroya aldığınız ve yakınıza takmak ile hallolan kokart bu etkinlikte kitleleri Müzelere akın ettiriyor.
 
Özellikle aileler için 6 yaşına kadar çocuklar ücretsiz. Arkeoloji Müzesinin bahçesine kurulmuş olan aileye yönelik; eski çağlarda sazlardan ve çamurlardan yapılan duvarlar, hayvan boynuzundan yapılan kesici aletleri ailelerin çocukları ve bir müze görevlisi ile birlikte yaptıklarını görünce  yaratılan bilinci anladım.
 
Aileler müzeleri geziyor, farklı ülkelerin, müziğini, dansını,  yiyeceğini, içeceğini tanıyor. Kendi ülkesinin sanatçılarının yüzlerce çeşit kreatif ürünlerini satın alıyor. Sabah nehir üstünde Dragon yarışları  gece ise özel gemiden atılan havai fişekler Main nehrinin kirli sularını bile renklendirmeye yetiyordu.
 
Türkiye ne yapıyor?
 
Kısıtlı bütçe ile Frankfurt Kültür ve Turizm Ataşemiz Osman Şahin Bey önderliğinde özellikle Antalya Bölgesinin katılımıyla sadece tanıtım materyalleri dağıtılabiliyor. Bu yıl Urfa Göbeklitepe tanıtımı hayli ilgi çekti.
 
Sayın Sururi Çorabatır’ın AKTOB Başkanlığı sırasında çok isabetli bir kararla katılımının ardından tam 4 yıl geçti.  Diğer bölgelerin katılımı ile bir İspanya örneğini ne  zaman gerçekleştiririz bilemiyorum.
 
Klasik tüketiciye yönelik turizm fuarlarının pabucu dama atılıyor.
 
Gezdiğim bir fotoğraf sergisinde  Goethe’nin bir sözünü paylaşmak isterim; “Yabancıyı korumayan ülke,  kısa sürede batar.”
 

şehrinitanı