Antalya'nın Mutlaka Bilmeniz Gereken 7 Şehir Efsanesi

Galeri16 Temmuz 2018
645 OKUNMA
Paylaş

1- Titreyen Göl

Rivayete göre, gölün kenarında yaşayan ve kuşları besleyen yaşlı bir balıkçı oturmaktadır. Kuşlar yaşlı balıkçıyı gölün kenarında gördüklerinde kanatlarını çırparak ona doğru gelirdi. Bir gün bu gölde avlanan avcılar su üstündeki ördekleri vurur. Yaşlı balıkçı bunun karşısında avcıların üzerine yürür ve onları avlanmaktan vazgeçirmeye çalışır. Avcılar yaşlı adamı iter ve su üstündeki vurdukları ördekleri almaya çalışır. Bu sırada diğer ördekler hep birlikte havalanarak kanatlarıyla bir hortum oluşturur ve avcıları kaçırırlar. Bu olaydan sonra göl hep titremeye başlar. Bu titremeye yöre halkı, kuşlar yaşlı balıkçıya ağlıyor diye yorum yaparlar.

Nasıl Gidilir?

Titreyen Göl, Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Sorgun beldesinde yer almaktadır. Yörede Antalya – Alanya arası çalışan tüm otobüsler Side’den ve Titreyen Göl’den geçmektedir. Manavgat’tan Titreyen Göl’e ulaşım ise her 10 dakikada bir hareket eden minibüslerle sağlanır. Manavgat Titreyen Göl arası 12 km. olup gidiş güzergâhı sorgun, çamlık, oteller, sorgun halk plajı ve Titreyen Göl’dür. Yaklaşık olarak 35 dakika sürmektedir.

2- Belkıs Efsanesi – Aspendos

Romalılar döneminde Aspendos Kent kralının dünyalar güzeli Belkıs adında bir kızı varmış. Kentin iki ünlü mimarı da kralın kızı Belkıs’a aşıkmış. Kral da kızını hangi damat adayıyla evlendireceğine karar veremeyince bir yarışma düzenlemiş. Mimarları yanına çağırıp onlara “Hanginiz Aspendos kenti için yararlı ve güzel bir eser yaparsa kızım onunla evlenecek” demiş. Mimarlar uzun ve yoğun çalışma sonucu eserlerini krala sunmuş.

Mimarlardan biri kentin su ihtiyacını karşılamak adına kente su kemerleri inşa etmiş, diğeri de ihtişamlı Aspendos Tiyatrosu'nu yapmış. Kral bu iki eserin muhteşemliği karşısında karar vermekte zorlanmış ve kızını en çok kimin sevdiğini anlamak için başka bir yol denemiş. Bu sefer mimarlara “İkinizde çok yararlı eserler yaptınız bunun için sözümü tutup kızımı ortadan ikiye böleceğim ve bir yarısını birinize diğer yarısını diğerinize verip evlendireceğim” demiş. Mimarlardan biri güzeller güzeli Belkıs’ın ortan ikiye bölünmesine razı olmayıp ben vazgeçtim, kızınızı rakibime verin demiş. Kral da kızının bölünmesine razı olmayacak kadar çok seven mimarın o olduğunu düşenerek kızının bölünmesini istemeyen mimara vermiş. Bir başka inanış da kralın kızını ikiye böldüğü ve bu yüzden Aspendos tiyatrosunda yarım bir kız heykeli bulunduğu şeklindedir.

Nasıl Gidilir? 

Aspendos Antalya-Alanya yolunun 44 kilometresinden kuzeye dönen yolu izleyerek gidebilirsiniz. Antalya’ya 50, Alanya’ya 94, Side’ye 35 km uzaklıktadır.

3- Alanya Kalesi’nde Eleni‘nin Göz Yaşları

Korsan Vasili’nin ülkesini yağmalamasından bıkan Tekfur, kızını bu yağmacıyla evlendirmeye karar vermiş, fakat Eleni’nin kalbi fakir bir çobanda olduğundan babasının bu kararını asla kabul etmemiş. Kızının bu durumunu gurur meselesi yapan Argiles, kızına bir ders vermek istemiş ve güzel kızı Eleni’yi Alanya Kalesi’nin zindanlarına hapsetmiş.

Eleni’nin kaldığı daracık hücrenin, Damlataş kumsalına bakan küçücük bir penceresi varmış.

Babası Eleni’ye Alanya’nın tüm güzelliklerini gösterirse, onun bu güzelliklere kayıtsız kalmamak adına hayata dönüp evliliğe razı olacağını düşünmüş. Fakat babasının bu beklentileri boşa çıkmış. Çünkü Eleni hiç pişman olmamış. Sevdiği çobandan vazgeçip yağmacı Korsan Vasili ile evlenmeye razı olmamış. Eleni, gece gündüz döktüğü gözyaşlarıyla kaldığı hücrenin küçücük penceresinden Damlataş’a uzanan kıraç tepeyi sulamış. Bir zaman sonra bu kıraç tepede defne, nar ve iğde ağaçları yetişmiş. O günden beri ne zaman yağmur yağsa Alanyalılar saran defne kokusuyla Eleni’nin hıçkırıklarını hisseder olmuş.

Nasıl Gidilir?

Alanya sahili ile Alanya Limanı'nın arasında kalan kayalık burnun üzerindedir. Alanya’ya yaklaşırken sizi tepeden selamlar. Antalya şehir merkezine ise 140 km mesafede. Antalya’ya karayolu ya da havayolu ile ulaşım mümkün. Antalya’dan Alanya’ya sık sık otobüs ve minibüs var. Alanya’dan kaleye çıkmak için yaklaşık 40 dakikalık yürüyüşü seçebileceğiniz gibi taksi ya da dolmuşları da kullanabilirsiniz. 

4- Noel Baba

Dünyada “Noel Baba” olarak bilinen Aziz Nikolas’ın, Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında önemli bir Likya kenti olan Patara’da doğduğuna inanılıyor. M.S. 270’li yıllarda Patara’da zengin bir buğday tüccarının oğlu olarak doğan ve babası öldüğünde büyük bir servetin tek mirasçısı olan Aziz Nikolas, servetini yoksullar için harcamaya karar verir. Bu sırada Patara’da önceleri çok zengin olan bir kişi, fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir.

Aziz Nikolas durumu görerek onlara yardım etmeyi düşünür. Kendini belli etmemek ve gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. Uykudayken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını içeri bırakır. Ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını ise pencereleri kapalı olduğu için bacadan atar. İşte Noel Baba’nın yılbaşında bacadan girerek hediye bırakma öyküsü böyle ortaya çıkmıştır.

Nasıl Gidilir?

Noel Baba Kilisesi, Antalya'nın Demre ilçesinde yer almaktadır. Demre Otogarı, Noel Baba Kilisesi'ne yakın bir konumdadır. Antalya Otogarı'ndan Demre ilçesine giden minibüsleri kullanarak bölgeye ulaşım sağlayabilirsiniz. Özel araç ile gitmek için ise Antalya'dan Fethiye yönüne doğru sahil yolunu kullanmanız gereklidir. 

5- Kaş’ta Uyuyan Dev Efsanesi

Fotoğrafa dikkatli baktığınız zaman dağın üzerine yatmış dev bir erkek silüetini fark edeceksiniz. Bu dev Kaş’ın ve Meis’in ortak efsanesi olarak bilinir. Bu devin dişisi de Kaş’ın karşısında olan Meis adasındaymış. Efsaneye göre karşılıklı bulunan bu iki devin her yerine deniz suyunun teması halinde devler uyanıp birbirlerine kavuşacaklar ve aşk yaşayacaklardır.

Nasıl Gidilir?

Kaş’a ulaşmak için karayolunu tercih edecekseniz, Fethiye’den, Kalkan’dan, Demre ya da Finike üzerinden gidebilirsiniz. Eğer havayolunu tercih edecekseniz Kaş, Dalaman Havaalanı’na 160, Antalya Havaalanı’na ise 192 km uzaklıktadır. Kaş’a havaalanından araba ile yaklaşık 2-2,5 saatte varabilirsiniz. Sonra tam Kaş’ın arkasındaki dağa baktığınızda uyuyan devi görebilirsiniz.

6- Yanartaş (Çıralı) Ve Belerophontes Efsanesi

Efsaneye göre Ephyra Kralı Glaukos’un oğlu Hipponoes bir av partisinde kardeşi Belleros’u öldürür ve “Belleros’u Yiyen” anlamına gelen Bellerophontes adını alır. Ephyra’dan sürülen Bellerophontes, Argos kralına sığınır. Kendisine sığınan bu genci öldürmeyi kendine yakıştıramayan Argos Kralı onu Likya Kralı'na gönderir.

Likya Kralı acınacak haldeki bu genci öldürmek istemez ve onu Olympos dağında yaşayan arslan başlı, keçi gövdeli, yılan kuyruklu ve ağızdan alevler saçan canavar Chimera ile dövüşmeye gönderir. Bellerophontes, Pegassos adlı kanatlı atına binerek Chimera ile dövüşmeye gider. Chimera saldırdığında Pegassos havalanır ve Bellerophontes yere inerken mızrağı ile canavarı yerin yedi kat dibine gömer. Fakat Chimera yerin 7 kat altından alevler saçmaya devam eder. Anadolu’da binlerce yıldan beri anlatılagelen ve Homeros’un bize bu şekilde aktardığı efsaneye göre hala yanan alevler, Chimera’nın yerin yedi kat dibinden fışkıran alevleridir.

Nasıl Gidilir?

Çıralı-Yanartaş çıkışı D 400 kara yolunda, Kemer istikametinden gelenler için 26 km. sonra soldadır. Kumluca tarafından gelenler ise 29 km. sonra sağda Çıralı-Yanartaş çıkışını görürler. Buradan sonra 7 kilometrelik orman içinden geçen, hafif virajlı yolu da bitirdiğinizde, Çıralı'ya varmış olursunuz.

7- Eğri Göl Efsanesi

Vaktiyle güzeller güzeli bir kızla, yiğit mi yiğit yakışıklı bir genç varmış. Bu gençler, birbirlerine sevdalanmışlar Babalarının söz kesmesinden sonra da beklemeye başlamışlar. Olacak ya, gün gelmiş delikanlıyı askere çağırmışlar Evlenip muratlarına eremeden araya ayrılık girmiş. Yıllarca sevgilisinin dönmesini bekleyen genç kız onun şehit olduğu haberiyle karşılaşınca dünyası yıkılmış. Ama neylersin, ölenle ölünmüyor ki.

Artık beklemenin de anlamı yoktur. Kızın babası, kızını başka birine nişanlar, düğün dernek kurulur ve nihayet gelin alayı kızı almaya gelir. Gel gör ki kızın gönlü hâlâ eski sevgilisindedir. Çaresiz ata biner ve yaşlı gözlerle yola düşerler. Kervan, bugünkü Eğri Göl’ün bulunduğu yere gelince kız acısına daha fazla dayanamaz ve “Allah’ım, ya beni suya sal sevdiğime varayım ya da kuş et salıver!” der Allah’ın hikmetiyle o kızcağız orada bir su oluverir. Sular kaynaya kaynaya orada bir göl meydana getirir O kervanın da orada duruşu eğri büğrü olduğu için, gölün iki km uzunluğundaki çevresi eğri bir hâldedir. O gün bugündür her cuma, kervanın gölde kaybolduğu saatlerde gölden bir ışık topunun çıktığını da yöre halkı söyler durur.

Nasıl gidilir?

Alanya’ ya 110 km, Gündoğmuş’ a 40 km olan Eğri Göl, Geyik Dağı’ nın doğu yamacında 2100 metre yükseklikte yer alır. Seydişehir güzergahından gidecekseniz; Bozkır-Yalnızca-Üçpınar-Dedemli-Sögüt Yaylası-Asarlık Yaylası ve Akdam Yaylası’ndan sonra Eğri Göl’e ulaşmış olursunuz. 

 

Fotoğraf: Fatih KISA

645 OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!