Ansiad Başkanı Sadi Kan’ın Ekonomik Gelişmelere İlişkin Açıklaması

Haberler25 Mayıs 2018
216 OKUNMA
Paylaş

ANSİAD Başkanı Sadi Kan, "Türkiye gibi ekonomisi ve dinamizmi son derece yüksek olan bir ülkede süreçler önemlidir. Seçimler dolayısıyla ortaya çıkan belirsizliklerin negatif etkilerini iş dünyası olarak hissediyoruz." dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) Başkanı Sadi Kan, ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sadi Kan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

"Türkiye gibi ekonomisi ve dinamizmi son derece yüksek olan bir ülkede süreçler önemlidir. Seçimler dolayısıyla ortaya çıkan belirsizliklerin negatif etkilerini iş dünyası olarak hissediyoruz. Dövizdeki bu hareketin kendi kendini besleyen bir güvensizlik türbülansına dönüşmesi engellenmedir. Bu çerçevede ulusal paramızı koruyacak bütün adımların hızlı bir şekilde atılmasını bekliyoruz.

Merkez Bankası bütün araçlarını bağımsız ve kararlı bir şekilde kullanılmalıdır. Politika faizini ve döviz likiditesini artırmalıdır. Ekonomi yönetimi bütçe disiplininin güçlendirilmesi konusunda yeni adımlar atmalıdır. Yerli ve yabancı sermayeye güven tesisi için sermaye kontrollerine gidilmeyeceği konusunda net açıklama yapılmalıdır. Toplumsal mutabakat sağlanmalı, yapısal reformlar geniş ve katılımcı bir zeminde tesis edilmelidir. Yabancı sermayenin tam olarak teşvik edilmesi için hukuk devleti ve demokratikleşme yönünde adım atılmalıdır. Demokratikleşmeden beklentimiz ise her alanda şeffaflığın ve katılımcılığın artması ve hukuk devleti prensipleridir. Bu adımlar birlikte olmalıdır ki bu panik ya da dolar krizi daha fazla büyümeden önlenebilsin.

Dün Merkez Bankası tarafından atılan adım son iki haftadır yaşanan sürecin bir nebze olsun rahatlamasına vesile olmuştur. Tercihimiz müdahalelerin zamanında olması ve piyasalar açısından Merkez Bankası kredibilitesinin güçlü olmasıdır. Zamanında ve doğru müdahaleler yapılmazsa, bu faiz artışı da boşa çıkabilir. Bu müdahalenin yapısal reformlarla da desteklenmesi gerekir. Yerli ve yabancı sermayeye güven tesisi ve yabancı sermayenin teşviki için ülkemizin küresel imajının güçlendirilmesi için ekonomik, hukuki, siyasi önlemler birlikte ele alınmalıdır.

Bütçe açığı nedeniyle yaşanan bozulmalar, ülkenin iç tasarruf konusunda yeterliliği söz konusu değilken kamu açığının da artırılması kaynak ihtiyacını da artırmaktadır. Ekonominin cari açık ve bütçe açığı girdabında olması TL’nin değeri üzerinde baskı yaratıyor. Maalesef bu da Türkiye’nin kredi notunda düşüşlere neden oluyor. Önüne geçilebilmesi için ise ekonomik dengelerin sağlanması şarttır.

Yapısal reformlar ile değişimi sağlamak ve dış kaynak bağımlılığını azaltmak ülkemiz adına doğru bir adım olacak, ancak reformların sürekli ertelenmesi daha büyük sorunların karşımıza çıkmasına sebebiyet verebilecek. Ülkemizin kendi gerçekliğinde politikalar üretmesi ve günübirlik tedbir ve paketlerle ülke ekonomisinin sürdürülmemesi gerektiği gün gibi açıktır. İçinde bulunduğumuz gerçekliğe uygun politikaların üretilmesi ve bu gerçeğin kabul edilmesi gerekmektedir.

Merkez Bankası politikalarının bağımsızlığı, doğru ekonomi yönetimi, yerli ve yabancı sermayeye güven tesisi ve yabancı sermayenin teşviki için ülkemizin küresel imajının sağlanması ve birlikte adımların atılması ile yaşanabilecek ekonomik krizin önüne geçilebilmeli."


216 OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!