ANSİAD Dr. Özgür Bolat'ı Ağırladı

Haberler27 Haziran 2018
178 OKUNMA
Paylaş

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) 2018 faaliyet yılı birinci dönemin son ve 12’inci Olağan Toplantısı Akra Hotel’de gerçekleştirildi. Toplantı Başkanlığı’nı ANSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Graphx Ajans Başkanı Necdet Alkandemir’in gerçekleştirdiği toplantının konuğu, Eğitim Bilimci ve Hürriyet Gazetesi Yazarı Dr. Özgür Bolat oldu. ‘Mutluluk ve Başarının Psikolojisi’ konusunda gerçekleştirilen toplantıya, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Antalya Eski Milletvekili & Kültür ve Turizm Bakanlığı Eski Bakan Yardımcısı Dr. Abdurrahman Arıcı, Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Yüksel Arslan, Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Yönetim Kurulu Üyesi, Antalya Organize Sanayi İş İnsanları Derneği (OSİAD) Başkanı Ahmet Kasapoğlu ve Yönetim Kurulu Üyesi Erdal Kılıç, BAKSİFED Yönetim Kurulu Üyesi,  Yörük Sanayici ve İş Adamları Derneği (YÖRSİAD) Başkanı Semih Beken, BAKSİFED Yönetim Kurulu Üyesi, Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği (AGİDER) Başkanı Dr. Figen Sayın, BAKSİFED Yönetim Kurulu Üyesi, Alanya Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ALSİAD) Başkanı Akın Tabaklar, BAKSİFED Yönetim Kurulu Üyesi, Isparta Girişimci Sanayici İş İnsanları Derneği (IGSİAD) Başkanı Dilek Özdemir, BAKSİFED Yönetim Kurulu Üyesi, Antalya Serbest Bölge İş Adamları Derneği (ASBİAD) Başkanı Emre Şandan, ANSİAD üyesi iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı. Dinleyicilere sorular sorarak sözlerine başlayan Dr. Özgür Bolat, “Mutlu insanları inceledim, her zaman başarılı olmadıklarını, başarılı insanları inceledim her zaman mutlu olmadıklarını gördüm sonra şu soruyu sordum kendime, bir insanı hem mutlu hem başarılı ne yapar” dedi. Başarının mutluluğu kısmen getireceğini dile getiren Bolat, “Kapris yapmak ne demek? Bana değer verin demek, demek ki yeterlilik özgüvenin temelinde olsaydı alanlarının en üstüne ulaşmış olsaydı, alanlarının en üstüne ulaşmış insanlarda kapris ve hırs olmaması gerekirdi. Demek ki yeterlilik özgüvenin temelinde değil. Özgüven kendinizle barışık olma halidir, zaten hoşgörü de oradan gelir” diye konuştu.

En Büyük Korku Kaynağı Anne

Mutlu insanın kabul görmek için başarılı olma ihtiyacı duyduğunu dile getiren Bolat,  “Mutluluğun özünde kabul görme var. Çocuklar gösteri yapıyorlar, sahnedeler, karşıda annesini görüyor. Bu çocuğun performansı artar mı azalır mı? Azalır. Neden biliyor musunuz, anne Türk ise azalıyor. Bu espriyi yapıyordum ama artık inanmaya başladım. Çocuklara soruyorum, annemi görünce endişelenirim diyor çocuk” dedi. Hayatta en çok sevdiği ve güvendiği kişi olan annenin, çocuk için en büyük korku kaynağı olduğunu belirten Bolat, “Eğer hata yaparsam annem tarafından yargılanacağım diye korkuyor çocuk. Bu çocuğun hayatı nasıl olur? Birisinden korkarsanız uzaklaşırsınız, ama korktuğunuz kişi annenizse hayatınız kapana kısılmış şekilde olur. Okula gitmek istemeyen çocuklar neden gitmek istemiyor biliyor musunuz? Ya öğretmeni, ya arkadaşları tarafından kabul görmüyor. Ödevini yapmazsa öğretmeni onu rezil ediyor. Ölüme en yakın duygu utanç duygusudur” diye konuştu.

Çoçuklar ‘Utanç’ Duyuyor

Kaygının iki temeli olduğunu dile getiren Dr. Özgür Bolat, “OECD raporuna göre kaygının iki temeli var, biri hazır olmama, araba kullanamazsanız trafiğe çıktığınızda kaygılanırsınız, ikincisi utanç. Çocuğa soruyorum sınavı kazanamazsan ne olur, babamın gözünden düşerim, diğer insanlar arkamdan konuşur, bir hiç olurum, hayatım bom boş olur. Yani bu ne demek, sınavı kazanamazsa utanç duygusunu yaşayacak çocuk. Bizim çocuklar utanç duygusunda mı yoksa hazır olmamadan mı kaygı yaşıyor? Utançtan olduğunu ispatlayabiliyoruz. Çünkü PİSA’da şöyle bir soru var, ‘sınava hazır olsan bile kaygılanır mısın?’ bizim çocukların yüzde 56’sı ‘evet’ diyor. Demek ki bizim çocuklarımızın yüzde 56’sı utanç içerisinde yaşıyor” dedi.  Bir insanın kendisinde eksik aramayı ailesinden öğrendiğini belirten Bolat, “Demek ki anne baba onda sürekli eksik arıyor. Her anne baba çocuğunu sever mi? Sever. O zaman her anne baba çocuğunu seviyorsa çocuklar neden sevgisiz ve değersiz büyüyor? 2-3 yaşındaki çocuk sevgisini göstermeyi biliyor ama daha sonrasında anne ya da baba ne yapıyor da çocuğun sevgisini göstermeyi bırakıyor” dedi. Sevginin olmadığı yerde insanların saygı aradığını sözlerine ekleyen Bolat, “Bir çocuk anne babadan sevgiyi alınca tekrar geleceğinden emin olamıyor, çünkü anne koşul koyuyor. Sevgide koşul var mıdır? Anne baba koşul koyuyorsa gerçekte sevmiyor mudur? Seviyorsa da neden koşul koyuyor” diye konuştu.

‘En Mutlu Dedem’

Dedesi ve yakın arkadaşının mutluluklarından bahseden Özgür Bolat sözlerini şöyle sürdürdü; “Güvenç benim arkadaşım, üniversite sınavında Türkiye üçüncüsü, Devlet Parasız Yatılı sınavında da Türkiye üçüncüsü oldu.  Boğaziçi Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü’ne girdi, 3. sınıftayken çok iyi bir şirket kendisini işe aldı. 9 yıl üst üste en iyi çalışan ödülünü aldı burada, Brüksel’e gönderdiler, burada Brüksel Örgütsel Gelişim Ödülü aldı, oradan da Rusya’da başka bir şirkete Pazarlama Müdürü olarak gitti ve şu anda uluslararası bir pizza şirketinde CEO olarak atandı. Dünyadaki 40 yaşın altındaki 40 CEO’dan bir tanesi. Mutlu musun dedim, evet dedi. Benim dedem ve ninem, toplumun başarıyı tanımladığı anlamda hayatta hiçbir başarıları yok. Sadece bizim köyde değil, civar köylerde de kime sorarsanız sorun köyün en mutlu insanı dedemi gösteriyor. Hatta ben 4-5 yıl önce sistematik veri topladım, en mutlu kişi dedem. İkisinin mutluluğu aynı mı, kaynakları aynı mı, daha da önemlisi hangisi daha sürdürülebilir bir mutluluk? Dedeminkiyse neden daha çok insan bunu seçmiyor?” Arap ülkelerinden Amerika’ya giden eşcinsellerin daha mutlu olduklarını dile getiren Bolat, “Daha mutlu olduklarını söylüyorlar neden, çünkü kabul görüyorlar. Evli çiftler ortalamada daha mutlu, çünkü hem sosyalleşme var hem de onları kabul eden en az bir kişi var” diye konuştu.

Mutluluğa Bağlı Başarı

Başarıya bağlı bir  mutluluk değil, mutluluğa bağlı bir başarı geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Bolat, “Peki, mutluluk ne zaman devreye giriyor? Bir şey onay görme şansınızı ne kadar arttırıyorsa, o şey sizi o kadar mutlu ediyor. Koşullu sevgiyle büyüyen çocuklar başarı, güç ve mevkii sayesinde kabul gördüğünü düşünüyor ve sürekli bunları kazanmak için çalışıyor. Bu süreç de onu mutlu ediyor” dedi. Bolat,  kişilik, ilişkiler, değerler ve prensiplerin iç kaynaklı motivasyonlar, başarı, statü, para ve mevkiinin ise dış kaynaklı motivasyonlar olduğunu vurgulayarak, “Dış kaynaklı insanların hayatını korku, iç kaynaklı insanların hayatını ise sevgi yönetir. Başarı durumunda iç kaynaklı insanlar mutlu olurken dış kaynaklı insanlar gururlu olur. Başarısızlık durumunda iç kaynaklı insanlar üzüntü duyarken dış kaynaklı insanlar ise utanç hissederler” diye konuştu. Toplantı, ANSİAD Başkanı Sadi Kan ve Toplantı Başkanı Necdet Alkandemir’in, Dr. Özgür Bolat’a plaket takdimiyle sona erdi. 


178 OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!