Erkan Yağcı Pandeminin Turizme Etkisini 10 Maddeyle Açıkladı

Haberler28 Kasım 2020
496 OKUNMA
Paylaş

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Denizbank Ana sponsorluğunda organize edilen 10. Uluslararası Resort Turizm Kongresi gerçekleşti. 

Antalya'dan çevrimiçi canlı yayınlanacak kongrenin ana teması her yıl olduğu gibi “Geleceğin Turizmi, Turizmin Geleceği” olacak. Pandemi gölgesinde Turizmin mevcut durumu ile kısa, orta ve uzun vadeli olası gelişmelerin sektöre yansımaları 10. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde ele alınacak. Kongre’nin açılış konuşmasını AKTOB Başkanı Erkan Yağcı yaptı. Başkan Yağcı şöyle konuştu:

“Geçmiş yıllarda maddi kayıplarımızın olduğu krizler gördük. Bunların üstesinden geldik. Bu süreçte birlik ve beraberliğin önemini gördük. Covid-19’un etkilediği sektörlerin başında seyahat ve turizm geliyor. Bu dönemde işletmeleri açmak için kamu ve özel sektör olarak yoğun çaba sarf ettik. Güvenli Turizm Sertifikası ile işletmelerimizi açma hedefimiz vardı ve bunu gerçekleştirdik. 2019 yılında turizm sayıları anlamında en üst seviyelere gelmişken dünyanın en büyük arz ve talep krizi ile karşı karşıya kaldık. Bu süreçte AKTOB olarak ilk günden bu yana olumlu sonuçlar alabilmek için dayanışma ve işbirliği içinde çalışmalarına devam etmiş ve devam etmektedir. Bu süreçte birlik ve beraberlik içinde olduğumuz herkese içten teşekkürlerimizi sunuyorum.

"Turizm sertifikası büyük katkı sağladı"


Bu süreçte beklemek yerine harekete geçerek Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteği ile Güvenli Turizm Sertifikası’nı hayata geçirdik. TGA ve Sertifika kuruluşları ile tesislerimizin sağlıklı olduğunu belgeledik. Bu çalışmalarla tesislerimizde misafirlerimizi ağırladık. Güvenli tatil mesajları verdik. Gururla söylemek gerekirse aldığımız önlemler diğer ülkelere örnek oldu. Güvenli Turizm Sertifikası turizm sektörüne büyük katkı sağlamıştır. Antalya kendisini ispatlamış bir destinasyondur ve bunu önümüzdeki yıllarda güçlendirmeye de devam edecektir.

Tüm bu süreçte sektöre destekler sunulmuştur. Bu desteklerin devamı sektörün geleceği için çok önemlidir. Bu dönemde insan kaynağımızı korumak bizim öncelikli hedeflerimizden oluştur. İnsan kaynağımızın korunması turizmin geleceği için son derece önemlidir.

Bu salgına rağmen yaşam devam ediyor. Bu basit gerçeği hepimiz görmeli ve buna göre plan yapmalıyız. Dünyada bu kadar büyüyen bir sektör var mı? Turizm ve seyahat dünyada en önemli aktivite olmaya devam edecektir. Gençler istediği şehre gitmek tekrar uçağa binecektir.


"Birçok ilki birlikte yaşıyoruz"

Bunların yanısıra, Covid 19 salgını sürecinde Dünya Turizm sektörü olarak, ilk defa, birçok ilki birlikte yaşıyoruz. Bunlardan 10 temel değişimi paylaşmak istiyorum:

Birincisi; seyahat ve tatil talebinin topluca ve dünya genelinde dibe düştüğü zamanı ilk defa tecrübe ediyoruz.


İkincisi; Daha önce yapılan “destinasyon tercihi” anketlerinde, genelde ortalarda yer alan “güvenlik ve hijyen” durumu, ilk defa birinci sıraya yükseldi.

Üçüncüsü; Dünya devletleri ilk defa, insan sağlığını bu kadar ciddiye alırken, aynı zamanda risk alarak, işletmeleri ayakta tutacak maddi ve manevi destekleri sunma yollarını aramaya çalıştı.

Dördüncüsü; son 20 yıldır, işletmelerin ve dolayısıyla devletlerin teorik vizyon dokümanlarında sözü edilen “sürdürülebilirlik, entegre turizm” gibi kavramların ilk defa ne kadar hayati olduğunu test ettik.


Beşincisi; turizm vb. alanlardaki yatırımların; değişen konuk eğilimleri ile uyumlu hale gelmesi, arz güvenliğinin ne olduğu, elimizdeki maddi değerlerin nasıl kullanılması gerektiğini, ilk defa bu kadar ciddiye almak durumunda kaldık. Ve fizibilite ile rantabıl’dan anladıklarımız ilk defa değişmeye başladı.

Altıncısı; insan kaynaklarının turizme katkısını, turizmin ekonomiye katkısından geri kalmaması gerektiğini de test ettik.

Yedincisi; Covid’e karşı önlemlerde; devletlerin, ülkelerin ve sektörün birlikte gösterdiği dayanışma ile turizmin yalnız “maddi varlıklardan” oluşan bir alan olmadığını, esasında “kültürel bir dayanışma” olduğunu da ilk defa daha net fark ettik.


Sekizincisi; Türkiye’nin Turizm Bakanlığı’nın büyük bir gayretle ortaya koyduğu 2023 Vizyon Politikası ve Stratejisi gibi, ülkelerin uzun vadeli gelişme planlarındaki; “12 ay yaşayan bir sektör olma” söyleminin, “7 gün/24 saat çalışan” bir felsefeye geçmeye başladığını da ilk defa yaşamaktayız.

Dokuzuncusu; Daha önce 9 kez yaptığımız Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde belirtiğimiz gibi; “Turizmin Geleceği, Geleceğin Turizmi” özdeşliğinin, altı gerçekten dolu bir özdeşlik olduğunu da görüyoruz. Çünkü; gelecek, yaşanmışların mirasını içinde taşır. Eminim ki Covid ile yaşadıklarımız; “yalnız beklemekle” kalırsak, turizmin geleceğinin de ne olabileceğini ilk defa bu kadar keskin gösteren bir süreci deneyimlemiş olduk.

Onuncusu; Ülkemizin, bakanlığımız ve bakanlıklarımız liderliğinde yaptığı “Güvenli ve Sağlıklı Turizm Sertifikası” gibi dinamik çalışmalar, bize göstermektedir ki, turizm yalnızca arz-talep dengesi değildir. Bu anlamda; fiyat elastikiyetinin işe yaramadığı ve bütüncül yaklaşımın en hayati konu olduğu da ilk defa yaşanmıştır.


Şimdi turizmin gelişmiş ülkeleri ile turizme umut bağlayan destinasyonlar; ardı ardına zarar tahminleri, raporları açıklıyorlar. 1 milyardan fazla turist ve trilyonlarca Dolar gelir, milyonlarca istihdam vb. kayıpların, yeniden kazanılması mümkündür. Çünkü insanlar yaşadıkça seyahat de yapacaklardır. Yeter ki, kişi başına sağlık ve huzur katsayımız düşmesin.”

Kaynak: Turizm Ajansı


496 OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!