Antalya'da Görmeniz Gereken 7 Antik Kent

Galeri29 Ekim 2018
258 OKUNMA
Paylaş

Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik, Antalya’nın güzelliklerini saymakla bitiremedik. Dört mevsim yeşilliğini ve doğal yapısındaki güzelliği sergileyen Antalya size tarihi yine en ince ayrıntısına kadar yaşatacak. 

1- Simena Antik Kenti

Simena Türkiye’nin sadece denizden ulaşılabilen nadir yerleşimlerinden biridir. Kekova Adası’nın karşısında bulunan yarımada üzerinde konumlanmıştır. Adanın Simena’ya bakan kuzey kıyıları denizin 4-5 m. derinliklerine kadar uzanan, yarısı suyun içinde, yarısı dışında taş merdivenler, ev kalıntıları, iskele kalıntıları gibi antik çağlardaki depremlerde kısmen suya gömülen uygarlığın izleriyle doludur. Sahilden dik bir patika ve yer yer antik basamaklar yardımıyla kaleye ulaşılırken iki lahit dikkati çeker. Kaleye ulaşıldığında ilk göze çarpan kalıntı doğal kayaya oyularak inşa edilmiş, 300 kişi kapasitesi ile Simena’nın önemli kalıntılarından biri olan tiyatrodur. Su sarnıçları, kaya mezarları ve önce tapınak, ardından kilise ve en son cami olarak kullanılmış dini yapının izleri kalenin diğer kalıntıları arasındadır.

2- Termessos (Güllük Dağı) Antik Kenti

Denizden yaklaşık 1050 m. yükseklikte Antalya’nın kuzeyinde dağlar arasında gizli Termessos (Güllük Dağı Milli Parkı) antik kenti, yerleşim biçimi, savunma sistemleri ile doğanın sunduğu olanakları en iyi şekilde kullanan kentlerden biridir. Alanın en önemli kalıntıları şehir surları, kuleler, kral yolu, Hadrian kapısı, gymnasium, agora, tiyatro, odeon, mezarlar, kemerler ve drenaj sistemidir.  Şehrin güneybatısında, “Kurucunun Evi” olarak adlandırılan Roma tipinde fevkalade güzel bir villanın kalıntıları yer almaktadır.

3- Phellos Antik Kenti

Kaş’ın kuzeydoğusunda deniz seviyesinden yaklaşık 950m yükseklikte Fellen-Yayla mevkiinde yer almaktadır. Phellos’ta akropolü çevreleyen ve yer yer poligonal tekniğin görüldüğü sur dışında fazla yapı kalıntısına rastlanmaz. Akropolün kuzey yönündeki vadi içinde ve karşısındaki tepenin eteğinde yer alan çok sayıda lahit arasında kabartmalı olanı kentin en dikkat çekici eserleri arasındadır. Bu lahdin bir yanında sedire uzanmış elinde kadeh tutan mezar sahibinin tasviri vardır. Ölünün iki yanında ayakta duran iki figür ile sedirin altında kuş figürleri görülür. Lahdin diğer yüzü belirsizdir. Lahdin kısa kenarlarından birinde savaşçı figürü diğerinde ise mezar sahibine miğfer uzatan savaşçı kabartmaları yer alır.

4- Syedra Antik Kenti

Alanya'nın tarihi dokularından olan Syedra Antik Kenti, ilçe merkezine 18 kilometre uzaklıktadır olup, Sekü Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Burada göreceğiniz Roma Banyosu zeminindeki mozaik kalıntılarıyla sizi şaşırtacaktır. Roma banyosunun batısında karşınıza çıkacak olan sütunlu cadde, dikkatinizi çekecek bir başka alandır. Bu caddeye ulaşmanın ardından zirveden görünen manzarası sizi esir alacak.

5- Trysa Antik Kenti

Trysa, Kaş-Demre yolu üzerinde bulunan Davazlar Köyünün Gölbaşı mahallesi yakınındaki platonun doğusunda yer alır.  Trysa’nın günümüze ulaşan en ünlü anıtı “Gölbaşı Heroonu”olarak isimlendirilen, yaklaşık 20 metrekarelik bir alanın ortasındaki kayalara oyulmuş lahit ile onun çevresindeki rektagonal tekniğindeki duvardır. Trysa’nın en ünlü yapıtlarından birisi de Heroon’a doğudan ulaşılan bezemeli kapıdır. Kapı lentosunun dış yüzlerinde kanatlı dört boğa ile gergedan figürleri işlenmiştir. Ayrıca burada koltuklara oturmuş erkekler ile yüzleri onlara dönük kadınlar görülmektedir. Büyük olasılıkla bu insanlar mezarların sahipleridir. Kapı lentosunun iç yüzünde musiki aletleri çalan, dans eden figürlere yer verilmiştir.

6- Sura Antik Kenti

Sura, Demre’nin 5 km batısında Demre-Kaş yolunun hemen kenarında aynı adla anılan küçük yerleşimin yanında yer alır. Ufak bir düzlüğün batı ucundaki küçük bir kayalıkta bulunan akropol ve bunun doğu yönünü işgal eden pek az kalıntı ve mezarlardan oluşan bir yerleşme yeridir. Akropolün güneydoğu köşesinde ise kayadan oyularak çıkartılmış Likya tipi bir lahit ve bunun hemen karşısında Lykia kitabeli kaya mezarı yer almaktadır. Yine akropolün güneydoğu yamacında 15 m uzunluğunda ve 9m genişliğindeki ana kayaya oyulmuş terasın kuzey kenarında panellerde Apollon-Surios rahiplerinin isim listesi vardır. Üstünde ahşap bir örtüsü olabileceği düşünülen bu anıt, rahiplerin kaldığı ev şeklinde yorumlanır. Akropolü batıdan sınırlayan duvarın uzantısı şeklindeki sur, kuzey-batı uçta dikdörtgen şeklinde bir kule oluşturur.

7- İsinda Antik Kenti

İsinda Antik Kenti, küçük bir Lykia şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. Kaş ilçesi merkez bucağına bağlı Belenli köyünün 3 km. güneyindeki tepenin doruğu ve yamaçlarındadır. Bu küçük kentin en önemli kalıntısı akropolis doruğunun altındaki, alınlığında Lykia dilinde yazıtı bulunan ev biçiminde iki anıtsal mezardır. Kaya mezarlarına rastlanıldığı gibi Roma devrine ait Lykia tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

258 OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!