Antalya’da Tüm Güzelliğiyle Keşfedilmeyi Bekleyen Bir Yer: Gökbük Köyü

Şehrini Tanı13 Ekim 2020
43.4B OKUNMA
Paylaş

Antalya’nın portakalıyla meşhur Finike ilçesine bağlı sedir, çam, meşe, ardıç ağaçlarıyla çevrili doğal güzelliklerine hayran kalacağınız bir yer Gökbük Köyü. 

Mahallenin isminin "yeşil" anlamındaki "gök" ve "böğürtlenlik" anlamına gelen bük kelimelerinden geldiği sanılmaktadır. Köy eski bir Rum mahallesi olup, tarihi Finike mübadelesi sırasında Rumlar boşaltmış ve onlarla birlikte oturan şu andaki yerli halka kalmıştır.

Not: Doğada sadece ayak izinizi bırakın. 

Gökbük köyü sedir ağaçları ve harika doğasıyla mutlaka görülmesi gereken bir güzelliğe sahip...

El değmemiş güzelliği ile doğa ve doğa sporları severlere farklı bir ortam sunan Gökbük'de, dere yatağına paralel başlayan yürüyüş ziyaretçilere çeşitli heyecanlar sunuyor. İlerledikçe kanyona dönüşen dere sularının içinde bir yandan yürünüyor, bir yandan yüzülüyor, bir yandan da uygun yükseklikteki kayalarda uzanarak güneşlenilebilinir. Onlarca küçük göletin ve şelalelerin bulunduğu derede, başka yerlerde görülemeyecek bitki türleri ve kelebekler size eşlik ediyor.

Dağ bisikleti kullanmak isteyenler için Gökbük köyünün etrafında yükselen tepelerde yapılacak turun verdiği heyecan ise bir başka...

Finike-Elmalı arasında bulunan Alakır Baraj Gölü etrafında 35 kilometrelik parkurda müthiş göl manzarası eşliğinde bisiklet turunuzu yapabilirsiniz. İstenirse köyün sırtını yasladığı tepelerin arasından Finike'ye, oradan da denize varan bir yolculuk yapmak mümkün. Köyün etrafındaki yüzlerce yıllık sedir ağacı ormanları ile Gökbük Köyü, doğa tutkunu tatil düşleyenler için trekking ve safariden, yamaç paraşütüne kadar birçok doğa sporunun yapılabilecekleri huzur dolu bir yer.
 

Köye 7 kilometre mesafede bulunan Arycanda Antik Kenti

Antik kentte yerleşimin M.Ö. 2000’li yıllara uzandığı tahmin ediliyor. Ama en eski kalıntılar çanak çömlek ve sikke parçaları ve bu buluntular M.Ö. 5. yüzyıla ait.
Arykanda M.Ö. 2. yüzyılda 1 oy hakkı ile Lykia birliğinde temsil ediliyor. Bölgede ve Arykanda’da Roma egemenliği M.S. 2. yüzyılda başlıyor. Şehir M.S. 141 depreminde hasar görüyor.

Rhadiopolis’li Opramoas’ın desteğiyle onarılıyor. 240 yılındaki deprem daha büyük hasar yaratıyor. Arykanda halkının 4. yüzyıldan itibaren hristiyanlığın etkisi altına girdiği biliniyor. 5. yüzyılda yaşanan depremden sonra halkın büyük bölümü Çatallar köyü yakınlarına göçüyorlar, 7. ve 8. yüzyıldaki Arap saldırılarından korunmak için de çevredeki daha güvenli yerlere dağılıyorlar.

Türklerin bölgede göçen kabileler halinde görülmeleri ise 11. yüzyıla rastlıyor.
Kente girişte karşılaşacağınız ilk yapı sağdaki hamam. Duvarları ve pencereleri ayakta. Karşı terasta üyük bir bazilikanın kalıntıları görülür. Şehrin sağ yamacı nekropol ve bu kesimde korumaya alınmış büyük bir blok üzerindeki kabartmalar ilgi çekici.

Ama asıl kalıntılar şehrin sol üst kesiminde ve sarp yükselen kayalıkların eteğinde. Devlet agorası burada. Arkasındaki odeon tümüyle ayakta. Odeonun imparator Hadrian zamanında meclis olarak görev yaptığı biliniyor. Odeonun arkasında tiyatro var. Küçük ama çok iyi durumdaki 20 basamaklı tiyatronun merdivenleri arasından kendine yer bulup çıkan ve büyüdükçe tonlarca ağırlıktaki blokları yerinden oynatan çam ağacı görülmeye değer.

Tiyatronun hemen arkasında, sarp kayalıklı yamacın altında 3 oturma sırası bulunan 100 metre uzunluktaki stadyum göze çarpıyor. Stadyum da çok sağlam durumda.

Kaynak: Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü

43.4B OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!

Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!