Antalya'da Haziran Ayında Mutlaka Gidilmesi Gereken Yerler

Şehrini Tanı20 Haziran 2020
12B OKUNMA
Paylaş

Haziran ayında Antalya'nın masmavi sularının tadını çıkarırken tarihi yerlerini keşfedebilirsiniz. Haziran ayında mutlaka keşfetmeniz gereken rotalar.

Not: Doğada sadece ayak izinizi bırakın.

Korsan Koyu

Korsan Koyu, hem kamp yapabileceğiniz hem Akdeniz’in doğal güzelliklerinin tadını çıkarabileceğiniz bir koy. Korsan koyundan aynı zamanda tarihi Likya yoluna doğru yürüyüşe çıkabilir, Gelidonya fenerine tırmanabilirsiniz.

Dipsiz Göl

Toros Dağları'nın kuzey yamaçlarında 1702 metre rakımda bulunan Dipsiz Göl, sızıntılarla beslendiği için her mevsim aynı seviyede ve berraklıkta kalan masmavi suyuyla dikkati çekiyor. Etrafında yerleşim yerleri de olan göl, yaz aylarında doğaseverlerle fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri. Hafta sonu kamp tatili için ideal olan doğa harikası bu gölü mutlaka görmelisiniz. 

Çıtdibi Takım Şelaleleri

Uçansu Şelalesi

Antalya'nın Gündoğmuş ilçesinde Torosların zirvesinde doğan, yaklaşık 50 metre yükseklikten 3 kol üzerinden dökülerek ilerleyen Uçansu Şelalesi, Akdağ ve Geyik dağlarındaki karların erimesiyle Haziran ayında en coşkulu dönemini yaşıyor.  Henüz çok az kişi tarafından bilindiği için şelale 'Gizemli Güzellik' ve 'Saklı Cennet' olarak anılıyor.  Şelale Gündoğmuş'a 25, Alanya'ya 95, Antalya'ya 167 kilometre uzaklıkta. 

Myra Antik Kenti

Demre ilçe merkezi ve civarında yer alan Myra Antik Kenti, aynı adı taşıyan ova üzerinde kurulmuştur. Myros Nehri'nin (Demre Çayı) batısındaki ulaşıma elverişli kanal ile şehrin denizle bağlantısı sağlanmaktaydı. Kanalın diğer yanında yer alan Andriake (Çayağzı) Limanı'ndan da bölgenin deniz ulaşımı ve ticareti yürütülmekteydi. Myra Antik Kenti özellikle Likya Dönemi kaya mezarları, Roma Dönemi tiyatrosu ve Bizans Dönemi Aziz Nikolaos Kilisesi (Noel Baba) ile ünlüdür.

Nekropoldeki Mezarlar Görülmeye Değer 

Likya Konfederasyonu’na ait sikkeler arasında Myra adına basılanlar da bulundu. “Yüce Ana Tanrıça’nın yeri” anlamına da gelen Myra’nın sakinleri ana tanrıça Artemis’e inanıyordu. Sikkelerde Artemis, Anadolu’nun en eski tanrıçası Kybele formunda temsil ediliyor.

Yukarıda kaya mezarları üstüne kurulan şehrin antik tiyatrosu, aşağıya doğru genişliyor. İki yanındaki ve nehir nekropolündeki mezarlar üstündeki kabartmaları görülmeye değer. Roma dönemine ait bu görkemli tiyatro, günümüze sağlam ulaşan az sayıdaki antik tiyatrolardan biri olma özelliğini taşır.

Mutlaka Yapın 

Çayağzı Limanı ile Andriake Antik Kenti arasında kalan Kuş Cenneti, hem menderes manzarası hem de 149 farklı kuş türüyle, uğranılması gereken bir adres. Kuş cennetini oluşturan menderesin denizle buluştuğu noktadaki kükürtlü sular, kuşlar için beslenme alanı oluşturmasının yanında, şifa verme özelliğine de sahip.

Kaleiçi

Antik çağlardan itibaren tarihe tanıklık eden Antalya'nın göz bebeği Kaleiçi, Rum, Selçuklu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan evleri, dar sokakları ile gezginleri geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Antalya'nın en çok ilgi çeken yerlerinden bir olan Kaleiçi'nin gezi haritası için buraya tıklayınız.

12B OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!

Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!