Antalya'da Mutlaka Gezmeniz Gereken Antik Kentler

Şehrini Tanı14 Ağustos 2020
4.3B OKUNMA
Paylaş

Antalya sahip olduğu arkeolojik alanlarla oldukça zengin bir şehir. Antalya'da yaşıyorsanız veya tatil için bu güzel şehri seçtiyseniz vakit yaratıp mutlaka gezmeniz gereken örenyerleri ve antik kentleri sizler için listeledik. 

Patara Antik Kenti

Patara Antik Kenti Fethiye-Kalkan arasında Xanthos Vadisi'nin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş Köyü'nde yer almaktadır ve Likya'nın en önemli ve en eski şehirlerinden biridir. 

Tarihi:

İ.Ö.13'üncü yüzyıla ait Hitit metinlerinde şehrin adı Patar olarak geçmektedir. Tepecik Akropolü'nde ele geçen seramik parçaları, Orta Tunç Çağı özelikleri içerirken, yine Tepecik'in doğu yamacı eteklerinde ortaya çıkarılan, Demir Çağı öncesine ait taş balta Patara'nın tarihinin ne kadar eskilere gittiğini göstermektedir. Xanthos Vadisi'nde denize açılabilecek tek yer olması nedeniyle tarih boyunca önemli kent olma özelliğini her çağda devam ettirmiş olan Patara'nın yazıt ve sikkelerde Likya dilindeki adı Patara olarak geçer.

Anthipellos Antik Kenti

Antiphellos, Antalya’nın Kaş ilçesinde antik kent ve Kaş’ın Likya dönemindeki isimlerinden biri. Bazı kaynaklarda Nisa veya Meryemlik olarak da geçer. Kaş’ta buluşmuş olan iki dilli bir yazıttan, Kaş’ın altındaki kentin Antiphellos olduğu kesin olarak anlaşılmıştır. Ancak Kaş’ın daha eski ismi Habesos’dur.

Simena Kalesi

Günümüzde Kaleköy olarak anılan antik Simena küçük bir Likya kıyı kenti olup, M.Ö. 4.y.y.dan günümüze kadar iskan görmüş stratejik bir nokta olma özelliği gösterir. Bu özelliğini en canlı yansıtan kalıntı günümüze dek sağlam kalmış kale olup, buradan Kekova ve çevresinin en mükemmel manzaralarını izlemek mümkündür.

Limyra Örenyeri

Limyra M.Ö. 5. yüzyılda kurulmuş. Pericies döneminde Lykia’nın başkenti olmuş. Limyra Lykia birliğinin üç oy hakkına sahip altı kentinden biri. Limyra Bizans döneminde ise bir piskoposluk merkezi olarak önem kazanmış.

Kent gezisine antik tiyatro’dan başlayabilirsiniz. Tiyatro yolun kenarında. Arabayla geldiyseniz önüne park edin. Tiyatro’yu geçtikten sonra yolun solunda ve yamacın tepesinde çok güzel bir anıt mezar gözünüze çarpacak (Xatabura anıt mezarı). Mezar Lykia sanatının eşsiz bir örneğini oluşturuyor.

Roma imparatoru ünlü Jül Sezar’ın oğlu Gaus Sezar Roma dönüşünde Lykia’dan geçerken ölmüş ve onun anısına anıt mezar yapılmış.

Tiyatronun arkası, tepenin yamaçları tümüyle yamaç evler ve kaya mezarlarıyla dolu. Kaya mezarları ve yamaç evler yol boyunca kilometrelerce eşlik ediyor. Bunların küçük bir bölümü restore edilmiş.

Tepede akropol ve Bizans kilisesi var. Bir de Akropolün güney yamacında yapılan kazılar sonucu Heroon (anıt) ortaya çıkarılmış. Heroon kaya olan taban düzeltilerek elde edilen 19x18 m ölçüsünde bir teras üzerine oturtulmuş ve anıtın temelleri bu teras üzerine yapılmış. Anıtın Pericies anısına yapıldığı sanılıyor.

Arykanda Örenyeri

Arykanda, arkasını sarp kayalıklı bir tepeye vermiş, son derece etkileyici bir antik kent. Şehir kademe kademe yükselen teraslar üzerinde oturtulmuş. Kalıntılar çam ve sedir ağaçlarının gölgesinde. Antik kentte yerleşimin M.Ö. 2000’li yıllara uzandığı tahmin ediliyor. 

Ksanthos

Antalya’nın batı sınırını oluşturan ve günümüzde Eşen Çayı olarak adlandırılan Ksanthos Irmağı’nın doğu kıyısında kuzeye doğru yükselen kayalık uzantı üzerinde, Kınık Ovası’na hakim bir konumda kurulan Ksanthos, çoğunluğu günümüzde makilik alan içine yayılan kalıntıları ile kültür ziyaretçilerini ilk bakışta hayal kırıklığına uğratsa da, zaman ayırıp kentin tamamını gezenlere Likya Bölgesi’nin yerel kültürünü yansıtan en önemli anıtları bünyesinde sakladığını göstermektedir. MS 7. yüzyılda kent çökmeye başlamış ve MS 13. yüzyılda 600 yıllık uykusuna yatmıştır. Kentin en önemli simgelerinden olan Nereidler Anıtı 1840’lı yıllarda British Museum’a götürülmüştür.

Syedra (Sedre)

Antalya’nın Alanya ilçe merkezinin yaklaşık 20 kilometre güneydoğusunda, merkezi yapıları Seki köyü sınırları içerisinde olmasına rağmen oldukça geniş bir alana yayılan Syedra, Pamphylia ve Kilikya bölgelerini ayıran bir sınır kenti özelliği taşır. Kent, kıyı şeridindeki geçiş güzergâhının en kritik noktalarından biri üzerindeki konumunun yanı sıra; sahip olduğu limanıyla deniz ticareti ve donanma rotaları açısından da stratejik bir önem taşımış, başta Kıbrıs olmak üzere Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika merkezleriyle deniz yoluyla ilişkiler kurmuştur. Pamphylialı ve Kilikyalı nüfusun birlikte yaşadığı Syedra, tüm bu kıyı şeridindeki korsan tehlikesini ortadan kaldıran Romalı konsül Gnaeus Pompeius Magnus için de önemli bir liman üssü olmuştur. Kent, Bizans Döneminde Pamphylia metropolitliğine bağlı bir piskoposluk merkezi olur. Syedra, yapılarının yüksek bir tepe üzerinde yoğunlaşması, aynı zamanda doğal ve stratejik bir limana sahip olmasıyla önemini korumuştur.

4.3B OKUNMA
Paylaş
Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!

Antalya’da olan biten tüm etkinliklerden ilk önce sen haberdar ol!